• Hatem Dergisi

DÜNÜ BUGÜN ÜZERİNDEN OKUMAK


Tarihi hadiselerin isabetli bir tarzda tahlili iki şekilde mümkündür.

Birincisi; yaşanılan zamana gidip, yerinde tespitte bulunmak. Bunun için ruh mertebesinde olmak gerekir ki, bu çoğumuz için mümkün değildir.

İkincisi; hadiseyi yaşanan zaman getirmek. Sanırım bunu birçoğumuz yapabiliriz.

Hadi yapalım isterseniz;

100 sene öncesini günümüze getirelim.

O gün yaşananları, bu günün 15 Temmuz’u üzerinden okuyalım.

Farz edelim ki, 15 Temmuz kalkışmasında bulunanlar, Başkan Erdoğan’ı esir alıp, tüm iletişim ağını çökerttiler.

Fakat Özel Kuvvetler Komutanı Paşamız ellerinden kurtuldu.

Paşamız, diğer vatansever paşa ve askerlerle beraber, halkı da koordine ederek, birkaç yıl içerisinde tüm askeri birlikleri yeniden ele geçirdi.

Başkan Erdoğan’ı ve bürokratlarını esir alındığı yerden kurtarıp (çökmüş vaziyetteki iletişim ağlarının karartmasından istifade ile) hepsini sürgüne gönderdi.

Kimin hain, kimin masum olduğunun anlaşılamaz olduğu bu kaos ortamında, mahkemeler kurup, astığını astı, kestiğini kesti…

Bununla da yetinmedi.

Yasaları değiştirdi…

Budizm’i ilan edip, kıraathane, kahvehane, kafeteryaları kapattırıp, Buda öğretisine hizmet eden mekânlar açtı.

Çin alfabesine geçip, mevcut tüm eserleri hurda kâğıt fiyatına satıp, Prof’ları ve tüm akademik camiayı 7 yaşındaki çocukla aynı tahtanın karşısına aldı.

İskoç kıyafetini seçip, erkekleri etek giyinmeye mecbur etti. Giyinmeyenleri astı…

Tüm yaptıklarını meşrulaştıracak tarzda bir anayasa metni hazırlayıp, aynı görüşteki yakın çevresinin onayıyla kanunlaştırdı.

Vs. vs.  vs.…

100 sene öncesini anlamak adına yaptığımız bu okumayı uzatmadan size şu soruyu sormak istiyorum;

Değerlerinin muhafazası adına vatanın her karışına kanıyla imza atmış bir millet, masada atılan bu imzalara rıza gösterir mi?

Ve bu değişimi dayatana, MİLLİ KAHRAMAN DENİLİR Mİ?

Yükleniyor